Bazıları, sanki tumblr’da paylaşmak için yaşıyorlardı hayatlarını. Çok rahatsız olduğum bu durumu farkında olmadan kınamış olmalıyım ki, başıma geldi. Arşiv niyetiyle açtığım bu hesab için artık niyetimin bozulduğunu üzülerek farkettim. Kitap okurken, müzik dinlerken, film izlerken bunu paylaşmalıyım duygusu bütün büyüyü bozuyor, kaçırıyorum bazı şeyleri. Böyle yaşanmaz!

Hasılı, gidiyorum efendim…

Tüm birikimimi tek kalemde silmeye kendimi henüz hazır hissetmediğimden şimdilik sadece çıkış yapacağım. Hesabı tamamıyla bitirme gücünü bulduğum zaman bunu geciktirmeyeceğime dair kendime söz veriyorum.

Hepinize Hikmet’in peşinden koşup yorulmalar dilerim. Selam ve saygı ile… 

Belki de bahar güneşinin bile değiştiğini sanmamın nedeni kent değil de benim yorgun gözlerimdir. İnsanların bile üzerini kaplamış sandığım o pus belki gerçek değil de benim gözlerime inen bir perdedir.

 
Kürşat Başar / Başucumda Müzik

Belki de bahar güneşinin bile değiştiğini sanmamın nedeni kent değil de benim yorgun gözlerimdir. İnsanların bile üzerini kaplamış sandığım o pus belki gerçek değil de benim gözlerime inen bir perdedir.

 

Kürşat Başar / Başucumda Müzik

9 Plays

Bir dönüşle dönüyoruz. 
Yorgunuz, tenimiz esmer. 
İçimizde mağrur bir hüzün, 
Yaralarımız var eczası olmayan vurgunlar. 

Yaklaşıyoruz hayatın ikindisine, 
Biraz daha yaklaşıyoruz 
Bir el uzatımında akşamın alacasındayız. 

Hiç bir şeyini istemiyoruz aslında dünyanın, 
İncisini yakutunu ipek yumuşaklığını yastıkların… 

Gittin mi aramızdan? 
Elini çektin mi üzerimizden? 
Bizi yetim, 
Şehrini öksüz bıraktın mı? 
Ne yapalım işte, 
Ağlamamayı beceremiyoruz. 
Isırdıkça kanayan dudaklarımızdan 
Dökülen boş sözlerle birbirimize soruyoruz; 
Hava nasıl? 
Saat kaç? 
Yine çayırların yeşilliğinde otlayan kuzularımızın arasındayız. 
Yine çayırların üstünde matem işliyoruz. 
İnceldiği yerden kopan dünya, 
Bir araftan yol bularak başımıza düşüyor. 
Gökkubbe patlıyor tepemizde. 
Hissediyor, anlıyor, ama anlatamıyoruz. 

Ne yapalım, 
Hiç yağmur yağmıyor 
Sensiz yürüyünce…

 

Benim camımdı kirli olan. Dünya her zaman güzeldi…

Benim camımdı kirli olan. Dünya her zaman güzeldi…

"Şiirler daha anlamlı olsun diye sevmiştim zaten."


 
Nisan‘a hatırlatmanı sevdim,Baharın bir adının da yalnızlık olmalığını.

İbrahim Sadri / Adam Gibi

 

Nisan‘a hatırlatmanı sevdim,
Baharın bir adının da yalnızlık olmalığını.


İbrahim Sadri / Adam Gibi

birkadinkayboldu:

İçine atmak diye bir şey varken,
anlatmaya ne gerek vardı? 

Hakan Günday

kemalinbiri:

İki yakın arkadaş uzun süre görüşmeyebilir, sonraki ilk görüşmede “vefasız” diyen, “vefalı” oluverir.

yetmis2:


Çok geçmeyecek aradan

Şöyle diyeceğim:

Bulutlar açmadı

Mavi gök orda mı ?

alternatifduygular:


Bırakıp gitme isteği tavana vuruyor. Uyku ile uykusuzluk arasında sürükleniyorum. Kaygılarım bir bıçak gibi saplanıyor eylemlerime. Tatlı uyku sarıyor zehirli sarmaşıklar gibi. Uzaktan bakıyoruz geçen fırsatlara. Bazı şeyler için çok geç. Kaldık, biz kaldık.

Hüzünle bekliyorum. Eriyen zaman beni içine çekiyor. Boğulmak üzereyim.

Siz gidin ben oynamıyorum. Canım oynamak istemiyor.